Kanser Taramaları

Kanser Taraması Nedir?

Kanser taraması, herhangi bir şikâyeti veya kanser belirtisi olmayan kişilerde, bazı kanserleri erken dönemde veya kanser oluşmadan önce saptamak amacıyla yapılan düzenli sağlık kontrolleridir.

Taramanın amacı kanseri henüz küçük ve tedavi edilebilir olduğu dönemde yakalamaktır.

Ancak her kanser için tarama yapılmaz.

Bir kanserin toplumda taranabilmesi için kullanılan testin hastalığı erken yakalamada yararlı olması ve erken tanının hastaların yaşam süresi veya yaşam kalitesi açısından fayda sağlamasının gösterilmiş olması gerekir.

Bu nedenle:

"Ne kadar çok test yaptırırsam, o kadar çok kanseri erken yakalarım." düşüncesi doğru değildir.

Gereksiz tetkikler yanlış pozitif sonuçlara, gereksiz biyopsilere, ek görüntülemelere, kaygıya ve bazen gereksiz tedavilere yol açabilir.

Hangi Kanserler İçin Tarama Yapılmaktadır?

Günümüzde toplumda yaygın olarak uygulanan ve erken tanının fayda sağladığı gösterilmiş başlıca kanser taramaları:

  • Meme kanseri
  • Rahim ağzı (serviks) kanseri
  • Kalın bağırsak (kolorektal) kanseri
  • Belirli risk grubundaki kişilerde akciğer kanseri

taramalarıdır.

Bunun yanında prostat, cilt ve bazı diğer kanserler için de belirli kişilerde bireysel risk değerlendirmesine dayalı tarama yapılabilir.

Türkiye'de Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında özellikle meme, rahim ağzı ve kolorektal kanser taramalarına yönelik ücretsiz tarama hizmetleri bulunmaktadır.

Meme Kanseri Taraması Nasıl Yapılır?

Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanserlerden biridir.

Türkiye'deki ulusal tarama programında:

40–69 yaş arasındaki kadınlara 2 yılda bir mamografi yapılmaktadır.

Ayrıca program kapsamında kadınlara meme sağlığı konusunda farkındalık kazandırılması ve gerekli durumlarda klinik değerlendirme yapılması önerilmektedir.

Mamografi Nedir?

Mamografi, memenin düşük doz X ışını kullanılarak görüntülenmesidir.

Mamografi sayesinde kişi henüz herhangi bir kitle fark etmeden önce meme kanserine ait bazı değişiklikler saptanabilir.

Mamografide bir anormallik görülmesi mutlaka kanser olduğu anlamına gelmez.

Gerekli görülürse ultrasonografi, ek mamografi görüntüleri veya biyopsi gibi ileri incelemeler yapılabilir.

Her Kadının Her Yıl Mamografi Yaptırması Gerekir mi?

Hayır.

Tarama sıklığı ve başlama yaşı kullanılan kılavuza, kişinin yaşına ve risk durumuna göre değişebilir.

Örneğin ABD Koruyucu Hizmetler Görev Gücü (USPSTF), ortalama riskli kadınlarda 40–74 yaş arasında 2 yılda bir mamografiyi önermektedir.

Türkiye'deki ulusal program ise 40–69 yaş arasında 2 yılda bir mamografi uygulanmasını önermektedir.

Bu nedenle özellikle ailede genç yaşta meme kanseri öyküsü, BRCA gibi genetik riskler veya daha önce göğüs bölgesine radyoterapi alınması gibi yüksek risk durumlarında tarama programı kişiye özel olarak düzenlenmelidir.

Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri Taraması Nasıl Yapılır?

Rahim ağzı kanserinin en önemli nedenlerinden biri Human Papilloma Virus (HPV) enfeksiyonudur.

HPV oldukça yaygın bir virüstür ve bazı HPV tipleri yıllar içerisinde rahim ağzında kanser öncüsü değişikliklere yol açabilir.

Bu nedenle rahim ağzı kanseri, kanser gelişmeden önce saptanabilen ve önlenebilen kanserlerden biridir.

Türkiye'deki ulusal tarama programında:

30–65 yaş arasındaki kadınlara 5 yılda bir HPV-DNA testi yapılmaktadır.

HPV testi pozitif çıkan her kadında kanser olduğu anlamına gelmez.

Pozitif sonuç durumunda gerekli değerlendirme ve takip, HPV'nin tipine ve diğer bulgulara göre yapılır.

HPV Aşısı Olmuş Kadınların Tarama Yaptırması Gerekir mi?

Evet.

HPV aşısı rahim ağzı kanserine karşı önemli ölçüde koruma sağlar ancak HPV'nin neden olabileceği tüm kanserleri tamamen ortadan kaldırmaz.

Bu nedenle HPV aşısı olmuş kadınların da yaşına ve risk durumuna uygun şekilde rahim ağzı kanseri taramasına devam etmesi gerekir.

Kalın Bağırsak (Kolorektal) Kanseri Taraması Nasıl Yapılır?

Kolorektal kanser, hem kadınlarda hem erkeklerde sık görülen kanserlerden biridir.

Bu kanserlerin önemli bir kısmı polip adı verilen ve zaman içerisinde kansere dönüşebilen oluşumlardan gelişebilir.

Taramanın önemli bir avantajı, yalnızca kanseri erken yakalamak değil, bazı polipleri kansere dönüşmeden önce saptayıp çıkarmaya da olanak sağlamasıdır.

Türkiye'deki ulusal tarama programında:

50–70 yaş arasındaki kadın ve erkeklere 2 yılda bir gaitada gizli kan testi yapılmaktadır.

Ayrıca uygun kişilerde 10 yılda bir kolonoskopi seçeneği bulunmaktadır.

Gaitada Gizli Kan Testi Nedir?

Dışkıda gözle görülmeyen miktardaki kanı araştıran basit bir testtir.

Testin pozitif çıkması "kalın bağırsak kanseri var" anlamına gelmez.

Ancak pozitif sonuç saptandığında nedenini araştırmak için genellikle kolonoskopi yapılması gerekir.

Kolonoskopi Nedir?

Kalın bağırsağın iç yüzeyinin ucunda kamera bulunan esnek bir cihazla incelenmesidir.

Kolonoskopi sırasında polip görülürse aynı işlem sırasında çıkarılabilir ve gerekli durumlarda biyopsi alınabilir.

Kolorektal Kanser Taramasına Daha Erken Başlanması Gereken Kişiler Var mıdır?

Evet.

Ortalama risk taşıyan kişiler için belirli yaşlardan itibaren tarama önerilir.

Ancak:

  • Birinci derece akrabasında genç yaşta kolorektal kanser olması
  • Ailevi bağırsak kanseri sendromları
  • Daha önce kolorektal polip saptanması
  • Daha önce kolorektal kanser geçirmiş olmak
  • Uzun süreli inflamatuvar bağırsak hastalığı

gibi durumlarda tarama programı daha erken yaşta ve daha sık başlatılabilir.

Bu kişiler standart toplum taraması kapsamında değerlendirilmemeli, doktor tarafından kişisel risklerine göre takip edilmelidir.

Akciğer Kanseri Taraması Yapılmalı mıdır?

Herkese akciğer tomografisi yapılması önerilmez.

Akciğer kanseri açısından yüksek risk taşıyan bazı kişilerde düşük doz bilgisayarlı tomografi (BT) ile tarama yapılabilir.

Özellikle uzun yıllar sigara içmiş kişiler bu açıdan önemlidir.

USPSTF, 50–80 yaş arasındaki, en az 20 paket-yıl sigara öyküsü bulunan ve halen sigara içen veya son 15 yıl içinde bırakmış olan kişilerde yıllık düşük doz BT ile akciğer kanseri taramasını önermektedir.

Paket-Yıl Nedir?

Sigara kullanım miktarını ifade etmek için kullanılan bir ölçüdür.

Örneğin:

Günde 1 paket × 20 yıl = 20 paket-yıl

veya

Günde 2 Paket × 10 Yıl = 20 Paket-Yıl

olarak hesaplanır.

Akciğer kanseri taraması için normal akciğer grafisi yeterli bir tarama yöntemi değildir.

En önemli korunma yöntemi ise sigaraya hiç başlamamak veya sigarayı bırakmaktır.

Prostat Kanseri Taraması Yapılmalı mıdır?

Prostat kanseri taramasında en sık kullanılan test PSA (prostat spesifik antijen) kan testidir.

Ancak PSA testi yaptırmak:

"Prostat kanseri var mı yok mu?" sorusuna kesin cevap vermez.

PSA iyi huylu prostat büyümesi, prostat iltihabı ve başka nedenlerle de yükselebilir.

Öte yandan PSA ile yapılan tarama bazı prostat kanserlerinin erken saptanmasını sağlayabilir; ancak bazı yavaş ilerleyen ve kişinin yaşamı boyunca hiçbir şikâyete yol açmayacak kanserlerin de teşhis edilmesine ve gereksiz tedavilere yol açabilir.

Bu nedenle ortalama riskli erkeklerde PSA taraması herkese otomatik olarak yapılmamalıdır.

Tarama kararı yaş, aile öyküsü, kişinin riskleri ve taramanın olası yarar ve zararları birlikte değerlendirilerek verilmelidir.

Örneğin USPSTF, 55–69 yaş arasındaki erkeklerde PSA taraması konusunda kişinin doktoruyla yarar ve zararları değerlendirdikten sonra bireysel karar vermesini önermektedir.

Yumurtalık (Over) Kanseri Taraması Yapılmalı mıdır?

Ortalama risk taşıyan ve herhangi bir şikâyeti olmayan kadınlarda rutin yumurtalık kanseri taraması önerilmemektedir.

Ultrasonografi veya CA-125 kan testi ile düzenli tarama yapılmasının ölüm oranlarını azalttığı gösterilmemiştir.

Ayrıca bu testler yanlış pozitif sonuçlara yol açarak gereksiz ameliyat ve diğer işlemlere neden olabilir.

Ancak güçlü aile öyküsü veya bazı kalıtsal kanser sendromları bulunan kadınlarda durum farklıdır.

Bu kişiler genetik risk açısından değerlendirilmelidir.

Pankreas Kanseri Taraması Yapılmalı mıdır?

Toplumdaki herkes için pankreas kanseri taraması önerilmez.

Pankreas kanseri için kullanılan ultrasonografi, BT, MR veya kan testlerinin toplumda rutin tarama amacıyla kullanılmasının yaşam süresini uzattığı gösterilmemiştir.

Ancak bazı çok yüksek genetik risk taşıyan kişiler, özel merkezlerde farklı tarama programlarına alınabilir.

Mide Kanseri Taraması Yapılmalı mıdır?

Mide kanseri taraması ülkelerin kanser sıklığına ve risk durumuna göre değişebilir.

Mide kanserinin toplumda daha sık görüldüğü bazı ülkelerde toplum temelli tarama programları uygulanmaktadır.

Türkiye'de ise ortalama risk taşıyan herkes için rutin gastroskopi ile mide kanseri taraması yapılan bir ulusal program bulunmamaktadır.

Ancak ailede mide kanseri öyküsü, bazı kalıtsal hastalıklar veya belirli mide hastalıkları bulunan kişilerde doktor tarafından farklı bir değerlendirme yapılabilir.

Cilt Kanseri İçin Tarama Yapılmalı mıdır?

Herkese düzenli olarak dermatolojik muayene yapılmasının cilt kanserine bağlı ölümleri azalttığına dair yeterli kanıt bulunmamaktadır.

Bu nedenle ortalama riskli, şikâyeti olmayan kişilerde rutin tüm vücut cilt kanseri taraması önerilmez.

Bununla birlikte kişinin kendi cildini tanıması önemlidir.

Özellikle:

  • Yeni ortaya çıkan bir ben
  • Büyüyen ben
  • Rengi değişen ben
  • Şekli düzensizleşen ben
  • Kanayan veya iyileşmeyen yara
  • Uzun süre iyileşmeyen kabuklu lezyon

gibi değişiklikler fark edildiğinde dermatoloji değerlendirmesi gerekir.

Her Kanser İçin Kan Testi Yaptırmak Gerekir mi?

Hayır.

Günümüzde "kanser tarama paketi", "tüm kanserleri gösteren kan testi" veya benzeri şekilde sunulan testlerin çoğu toplumda kanser taraması için standart olarak önerilmemektedir.

Örneğin tümör belirteçleri olarak bilinen:

  • CEA
  • CA 19-9
  • CA 125
  • CA 15-3
  • AFP

gibi kan testleri, genel toplumda herhangi bir şikâyeti olmayan kişilere "kanser taraması" amacıyla rutin olarak yapılmaz.

Bu testler bazı kanserlerin tanı ve tedavi takibinde doktor tarafından kullanılabilir; ancak tek başına kanser tarama testi değildir.

Check-Up Yaptırmak Kanser Taraması Yerine Geçer mi?

Hayır.

Check-up kapsamında yapılan rutin kan testleri, ultrasonografi veya diğer tetkikler bütün kanserleri erken yakalayamaz.

Kanser taraması, belirli kanserler için bilimsel olarak etkinliği gösterilmiş testlerin, uygun yaş ve risk gruplarında uygulanmasıdır.

Bu nedenle:

"Kanser taraması yaptırdım, bütün kanserler açısından kontrol edildim."

şeklinde düşünmek doğru değildir.

Kişinin yaşına, cinsiyetine ve risk faktörlerine uygun taramaları yaptırması daha önemlidir.

Kanser Taraması ile Kanser Tanısı Aynı Şey midir?

Hayır.

Tarama testi, kanser belirtisi olmayan kişilerde yapılır.

Örneğin:

  • Memede yeni bir kitle
  • Dışkıda kan
  • Açıklanamayan kilo kaybı
  • Uzun süren öksürük
  • Kanlı balgam
  • Yutma güçlüğü
  • Nedeni açıklanamayan kansızlık
  • Dışkılama alışkanlığında belirgin değişiklik
  • Anormal vajinal kanama

gibi bir belirti varsa artık konu "tarama" değildir.

Bu durumda kişinin tanısal değerlendirmeye ihtiyacı vardır ve yaşına bakılmaksızın doktoruna başvurması gerekir.

Türkiye'de Kanser Taramaları Nerede Yapılır?

Türkiye'de ulusal kanser tarama programı kapsamında tarama hizmetleri Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM), Aile Sağlığı Merkezleri ve ilgili sağlık kuruluşları aracılığıyla yürütülmektedir.

Meme, rahim ağzı ve kolorektal kanser taramaları için Sağlık Bakanlığı'nın ilgili tarama programlarından yararlanılabilir.

Tarama programları vatandaşlara ücretsiz olarak sunulabilmektedir.

Kanserden Korunmak İçin Neler Yapabiliriz?

Kanserlerin tamamını önlemek mümkün değildir.

Ancak kanser riskini azaltabilecek önemli yaşam tarzı değişiklikleri vardır.

Bunların başında:

  • Sigara kullanmamak
  • Sigara içiyorsanız bırakmak
  • Alkol tüketimini sınırlamak
  • Sağlıklı vücut ağırlığını korumak
  • Düzenli fiziksel aktivite yapmak
  • Sebze, meyve, tam tahıl ve liften zengin beslenmek
  • İşlenmiş et ve aşırı kırmızı et tüketimini sınırlamak
  • Güneşten korunmak
  • Uygun kişilere HPV ve hepatit B aşılarını yaptırmak
  • Yaşa ve risk durumuna uygun kanser taramalarını yaptırmak

gelmektedir.

Özellikle sigara bırakılması, akciğer kanseri başta olmak üzere birçok kanserin riskini azaltan en önemli davranış değişikliklerinden biridir.

Kanser Taramalarında Kısaca Hangi Yaşta Ne Yapılmalı?

Ortalama riskli kişiler için Türkiye'deki ulusal programı temel alırsak:

Kanser Kimler? Tarama
Meme kanseri 40–69 yaş kadınlar 2 yılda bir mamografi
Rahim ağzı kanseri 30–65 yaş kadınlar 5 yılda bir HPV-DNA testi
Kolorektal kanser 50–70 yaş kadın ve erkekler 2 yılda bir gaitada gizli kan testi
Kolorektal kanser Uygun kişiler 10 yılda bir kolonoskopi
Akciğer kanseri Yüksek riskli, yoğun sigara öyküsü olan kişiler Yıllık düşük doz BT – kişisel risk değerlendirmesi ile

Türkiye'nin ulusal programındaki meme, serviks ve kolorektal tarama yaş ve aralıkları Sağlık Bakanlığı kaynaklarında bu şekilde belirtilmektedir.

Önemli: Bu tablo ortalama riskli kişiler içindir. Ailesinde kanser öyküsü bulunan, genetik kanser sendromu taşıyan, daha önce kanser veya polip geçirmiş olan ya da başka yüksek risk faktörleri bulunan kişilerde tarama daha erken başlayabilir, daha sık yapılabilir veya farklı yöntemler gerekebilir.

Ne Zaman İç Hastalıkları Uzmanına Başvurmalısınız?

Yaşınıza, cinsiyetinize ve kişisel risklerinize uygun kanser taramalarının belirlenmesi için İç Hastalıkları uzmanına başvurmanızı öneririz.

Özellikle:

  • Ailenizde genç yaşta kanser tanısı alan kişiler varsa
  • Birinci derece akrabanızda meme, kolorektal, prostat veya başka bir kanser öyküsü varsa
  • Daha önce polip veya kanser tanısı aldıysanız
  • Uzun yıllar sigara kullandıysanız
  • Açıklanamayan kilo kaybınız varsa
  • Uzun süren öksürük veya kanlı balgam varsa
  • Dışkıda kan veya dışkılama alışkanlığında belirgin değişiklik varsa
  • Nedeni açıklanamayan kansızlığınız varsa
  • Memede yeni bir kitle veya değişiklik fark ettiyseniz
  • Nedeni açıklanamayan veya menopoz sonrası vajinal kanamanız varsa
  • Vücudunuzda yeni ortaya çıkan, büyüyen veya şekli/rengi değişen bir cilt lezyonu varsa

tarama zamanınızı beklemeden doktorunuza başvurmanız gerekir.

Unutmayın:

Kanser taraması, kanser belirtisi olmayan kişilerde yapılır. Belirti varsa artık tarama değil, tanısal değerlendirme gerekir.

Yaşınıza ve risklerinize uygun taramaları zamanında yaptırmak, bazı kanserlerin erken yakalanmasını ve bazı kanserlerin ise kanser gelişmeden önce önlenmesini sağlayabilir.